İnsanlık Tarihinde Kara Bir Leke | Sivas Katliamı

Yazar ve sanatçılardan oluşan 33 kişinin Sivas’ta kaldığı otelde yakılarak öldürülmesinin üzerinden 27 yıl geçti. Olaylar sonucunda 2 otel görevlisi ile 2 gösterici de ölmüş ve toplamda 37 kişi yaşamını yitirmişti.
 Tarih: 02-07-2020 01:37:18   Güncelleme: 02-07-2020 11:27:18
İnsanlık Tarihinde Kara Bir Leke | Sivas Katliamı

2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan çoğunluğu Alevi ve sol görüşlü 51 kişilik grupta Aziz Nesin, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asım Bezirci, Behçet Aysan, Uğur Kaynar ve Nesimi Çimen gibi tanınmış isimler de bulunuyordu. 

Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thedora Thuys katliamın tek yabancı kurbanıydı. 

Olay nasıl gerçekleşti 

Katliamdan iki gün önce kentte bir bildiri dağıtılmıştı.

Bildiride Aziz Nesin'in o sırada başyazarı olduğu Aydınlık gazetesinde yayımlanan Salman Rüşdi'nin "Şeytan Ayetleri" kitabından bahsedilmiş, Nesin hedef gösterilmişti. 

Bildiride dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin'in şenliklere ev sahipliği yapması eleştirilmiş, Nesin için "Şehirde adeta Müslümanlarla alay edercesine gezebilmektedir" ifadesi kullanılmıştı. 

Dört gün sürecek şenliklerde söyleşiler düzenleyecek, kitaplarını imzalatacak ve şarkılar söyleyecek olan grup sadece ilk gün etkinliklerini gerçekleştirebildi.

Şenliğin ikinci günü olan ve Cuma gününe denk gelen 2 Temmuz’da namaz çıkışı toplanan bir grup etkinliğin yapıldığı alana yürümeye başladı. 

"Sivas laiklere mezar olacak" atılan sloganlardan biriydi.

Saldırgan grubun bir kısmı yeni dikilen "Halk Ozanları" heykelini yıkıp, yerde sürüklerken bir kısmı Valilik önünde Ahmet Karabilgin'i protesto etti. 

Valinin katliam sonrası İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği rapora göre, saldırganların sayısı her saat artıyordu.

Yine aynı rapora göre, akşam saat 18:00'de Madımak Oteli'nin önünde o ana kadar hiçbir aşamada dağıtılmamış 15 bin kişi vardı.  

Birkaç saat içinde otel önündeki araçlar ateşe verildi ve son olarak otelden de alevler yükselmeye başladı. 

© Bild: virgül 

Yangını söndürmek için zamanında müdahale etmeyen itfaiye de geldiğinde büyümüş olan alevleri kontrol altına almakta yetersiz kaldı.

Dönemin siyasileri olayın münferit olduğu yönünde açıklamalar yapsa da uzun yıllar katliamın Özel Harp Dairesi tarafından planlandığı yönünde iddialar da dahil olmak üzere pek çok senaryo dile getirildi. 

Madımak Oteli'nin önünden çekim yapan İhlas Haber Ajansı'nın görüntülerinde otelin etrafını kuşatanların sloganları yanında sözleri de duyuluyordu.

Biri otelin birinci katına çıkan saldırgana "Lan yakın" diye seslenirken, bir diğeri ilk alevin görünmesiyle "Cehennem ateşi işte" diye sesleniyordu. 

Kente davet edilen takviye kuvvetler ise zamanında gelmedi veya gelenler yetersizdi. 35 kişi otelde hayatını kaybetti. 

Olay sonrası gelişmeler 

Elim olayın hemen ardından 35 kişi gözaltına alınmış, sonrasında gözaltı sayısı 190’a kadar çıkmıştı ancak 66 kişi serbest bırakıldı ve geri kalanlar "Laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışmak" suçuyla Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 1 yıl boyunca yargılandı.

"Sivas davası" olarak tarihe geçen mahkeme sonucunda 22 sanık 15’er yıl, 3 sanık 10’ar yıl, 54 sanık 3’er yıl, 6 sanık 2’şer yıl hapisle cezalandırıldı. Yargılananlardan 37’si ise beraat etti. 

Takip eden yıllarda Yargıtay DGM kararını bozdu ve sanıklar yeniden yargılandı.

1998’de onaylanan yeni kararda 33 sanık idam, 14 sanık ise 15 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı ancak idam cezaları usul noksanlıkları nedeniyle bozuldu.

Usul eksiklikleri giderildikten sonra 2000 yılında yeniden idam cezasına çarptırılan 33 sanık 2002’de idam cezasının kaldırılması ile müebbet hapse mahkum oldu. 

© Bild: virgül 

Sanık avukatlarından birçoğu muhafazakar sağ partilerde milletvekili ve bakanlık pozisyonlarına kadar yükseldi ve geçen zaman içerisinde gerçekleşen tahliyeler ile hapisteki kişi sayısı 33’e düştü. 

Sivas katliamının kilit isimlerinden 8 sanık ise 1997’deki bozma kararı sonrasında firar ederek kayıplara karıştı.

Bunların içinde davanın bir numaralı sanığı Sivas Belediye Meclisi Üyesi Cafer Erçakmak da bulunuyor. 

2011 tarihinde Sivas’ta kalp krizi sonucu öldüğü ileri sürülen ve gizlice Yukarı Tekke Mezarlığına gömüldüğü söylenen Erçakmak hakkındaki dava, öldüğü için düşürüldü.

Mağdurların avukatları DNA testi talep etti ve mezardaki kişinin yüzde 99.9 Erçakmak olduğu tespit edildi. 

Zaman aşımı 

Son olarak Sivas Davası 2014 yılında zaman aşımına uğradı ve tüm dava kapatıldı.

Bu olay sonrası sivil toplum kuruluşlarının ve partilerin “insanlık suçlarında zaman aşımının kaldırılması” talebinde bulunması üzerine mahkeme başkanı, “İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz ama bu suçu işleyenler kamu görevlisi değil sivil oldukları için davanın düşmesine karar verilmiştir.” şeklinde açıklama yaptı. 

Karar üzerine dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ise, davanın zaman aşımına uğradığı ifadesini yanlış bulduğunu belirterek "Sadece 5 kişi ile ilgili zaman aşımı olmuştur.

Müebbet hapis cezası ile içeride olan onlarca insan var.

Burada hedef saptırılıyor.

Tek taraflı bakmayı doğru bulmuyorum. Başka davalarda da zaman aşımı süreci işlemişti." şeklinde açıklama yapmıştı. 

İktidardakilerin tepkisi ne oldu? 

Turgut Özal'ın ölümünden sonra Cumhurbaşkanı seçilen Süleyman Demirel'in yerine DYP Genel Başkanı seçilen ve Başbakan olan Tansu Çiller görevi devralalı henüz bir hafta olmuştu. 

Çiller'in Madımak Oteli'nde yaşananların ardından söylediği sözler tartışma yaratacaktı: "Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir." 

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise olayın münferit olduğunu ve "Alevi-Sünni çatışmasına dönüşmemiş olmasını" vurguluyordu: 

"Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş...

Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır...

Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır." 

İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu ise Aziz Nesin'i hedef gösterdi: "Aziz Nesin'in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir." 

Aziz Nesin, ilerleyen günlerde Gazioğlu'nun "yalancılıkla" suçladı. 

Koalisyon ortağı SHP'nin eski genel başkanı, dönemin başbakan yardımcısı Erdal İnönü, olaylar sırasında Aziz Nesin'le telefonla görüşerek "en kısa zamanda takviye güç gönderileceğini, kimsenin kılına dahi zarar gelmeden kurtarılacağını" söyledi. 

İnönü, katliam ardından SHP'ye ve kendisine yönelik eleştirilere, "Ne yapayım, yetkim yoktu" cevabını verdi. 

Temel Karamollaoğlu nasıl bir tavır sergiledi? 

Madımak Oteli'nden sağ kurtulan Aziz Nesin, Temel Karamollaoğlu'nu "Gazanız mübarek olsun" diye bağırarak saldırgan grubu kışkırtmakla suçladı. 

O dönem bazı gazetelerde aracın üzerine çıkıp konuşma yapan ve daha sonra Nesin, itfaiye merdiveniyle otelden çıkartılırken onu tartaklayan bir kişinin fotoğrafları yayımlandı. 

Gazeteler, "provokatör" olarak nitelendirdikleri bu kişinin Belediye Başkanı Karamollaoğlu olduğunu öne sürdü. 

Karamollaoğlu, yangını başlatan kalabalığı azmettirdiği iddialarını hiçbir zaman kabul etmedi. 

İlerleyen günlerde fotoğraflarda görülen ve halka "Gazanız mübarek olsun" sözlerini sarf eden kişinin Sivas Belediye Meclisi'nin Refah Partili üyesi Cafer Erçakmak olduğu ortaya çıktı. 

Karamollaoğlu'nun ilerleyen yıllarda, baştan itibaren olayları yatıştırmaya çalıştığını ve ölümlere çok üzüldüğünü söylemekle birlikte olayları katliam olarak nitelememesi ve oteldekilerin pencereleri açmamalarını vurgulaması tartışma yarattı. 

Karamolaoğlu, 24 Haziran seçimleri öncesinde Artı TV'de katıldığı programda Sivas'la ilgili bir soru üzerinde şunları söyleyecekti: 

"Katliam olarak vasıflandırmadım.

Bu üzücü bir hadisedir.

Bu, hakikaten çok acı olarak tarif edilir.

Ancak katliam demek kasıtlı olarak ben bu insanları öldürmek için şunu yaptım denirse olur.

Onun adı katliam olur.

Ama orada bir hadise meydana gelmiş oteldeki perdeler yakılmış, arabalar yakılmış..

Arkasında da ateş bacayı sarmış.

İçerideki insanlar da benim hala anlayamadığım, pencereleri açmadıklarından dolayı insanlar ölmüş." 

Madımak Oteli’ne ne oldu? 

© Bild: virgül 

Sivas katliamının ardından Madımak Oteli’nin alt katına bir kebapçı açılması tepkilere neden oldu ve bu tepkiler nedeniyle 2010 yılında kebapçı kapatılarak otel kamulaştırıldı.

2011 yılında ise bina 'Sivas Bilim ve Kültür Merkezi' haline getirildi.|virgül 

© Bild: virgül 

Etiketler
  Bu haber 3037 defa okunmuştur.   Kaynak: Haber Merkezi
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Analiz-Yorum Haberleri
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
2020 Viyana Eyalet Seçimlerinde Tercihiniz Hangi Partiye Olacak?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI