Nazife Haskılıç
  19-09-2020 01:21:00

Hoş Geldin Sonbahar

Merhaba Sevgili Virgül okuyucuları, 

Koronanın başlangıcı, mücadele süreci ve koronayla yaşamaya alışma safhası derken yaz mevsimine girdik, üstelik nasıl geçtiğini bile anlamadan bir de bakmışız ki sonbaharın o hüzünlü kollarında bulduk kendimizi. 

Yaz etkisini yitirirken havanın serinlemesi ve doğanın yavaş yavaş manzaralı portreler çizmesi kendini göstermeye başladı. 

Şöyle baktığımda mevsimleri ben hep insan hayatına benzetirim. İlkbaharın gelmesiyle bir bebeğin doğumu, yazın gelmesiyle enerji dolu gençlik, sonbaharın gelmesi artık olgunluğa geçiş ve kışla birlikte ömrün tükenmesi.. 

Eminim sizlerde benim gibi pek çoğu kez düşünmüşsünüzdür bu şekilde.. 

Mevsimler gibi insanın hayatı da bu döngüyle geçer gider. 

Önemli olan bize bahşedilen bu hayatı doğru bir şekilde yaşayabildik mi?  

Zamanımızı gerekli gereksiz şeylere ya da doğru insanlara mı harcadık?  

Bir insanın yüzünde ki gülümsemeye sebep olabildik mi - ya da tam aksi üzülüp bizim yüzümüzden ağlamasına? 

Hobiler edindik mi?  

Çocuklarımızla yakından ilgilenip, dertlerini dinleyip yeri geldi sevinçlerini paylaşabildik mi? 

Sevdiğimiz insanlara " iyi ki varsın, seni çok seviyorum " diyebildik mi?  

Ya da dünyada olup biten, duyarlılık gerektiren bir olayda yeterince tepkimizi gösterip insanlığa bir katkı sunabildik mi?  

Bilerek ya da istemeden de olsa bir insanı kırıp özür diledik mi? 

Sonbahar bana olgunluk çağına girdiğimi hatırlatırken nedense hep bu soruları sorarken bulurum kendime. 

Kafamın içi ve tüm duygularım birleşerek kendi kendimi muhasebe eder, kendimin yargıcı oluveririm. 

Hele ki sararan yapraklar arasında yürüyüşe çıkmışsam eğer bir taraftan doğanın bize sunduğu o eşsiz manzaraya hayran hayran bakar bi taraftan da kendimi sorgulayıcı sorular yumağında bulurum. 

Mevsimler bu döngüde akıp giderken insanın hem bedeninde hem de ruhunda hafif ya da ağır izler bırakabilir. Mevsim dönüşü sendromlarından bahsediyorum aslında. 

Her ne kadar bu durumu önemsemeyip aldırış etmesek de insanın hem ruh haline hem de fiziksel haline yansıyabiliyor. 

İlkbaharın gelmesiyle doğayla birlikte insanın cıvıl cıvıl bir hal alması yazla devam ederken sonbaharın gelmesi ve güneşin etkisini kaybetmesi insanda yorgunluk, halsizlik, vücutta ağrılar, dermatolojik sorunlar, iştah kesilmesi ya da artışı, saç dökülmesi, enerji azlığı, enfeksiyon hastalıklarına daha duyarlı yapabiliyor. 

Zaten aylardır korona gibi tehlikeli bir virüsle mücadele ederken şimdi bir de bu semptomlarla mı uğraşacağız diyorsunuzdur.  

Tabi ki herkeste bu belirtiler olacak ve depresyona gireceksiniz diye bir kural yok. 

Bu süreçte elimizden geldiğince beslenmemize dikkat etmeliyiz ve sevdiğimiz hobilerle desteklemeliyiz ruhumuzu. 

Mümkünse sporu hayatımızın bir parçası yapıp hem fiziksel hem ruhsal açıdan güçlendirmeliyiz kendimizi. 

Tabi hobilerimizi yaparken de lütfen korona gerçeğini unutmadan sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyalım. 

Bu süreci ancak son derece duyarlı davranarak en az zararla atlatabiliriz. 

İnançla..  

Pozitif kalarak.. 

Huzur ve mutluluğun saklandığı aynı zamanda hüznün, aşkın, ayrılığın, özlemin ve daha nice duyguların yaşandığı sonbaharı gönlünüzce geçirmenizi diliyor, sağlıcakla kalın diyorum 

Saygılarımla. 

  Bu yazı 6090 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
2020 Viyana Eyalet Seçimlerinde Tercihiniz Hangi Partiye Olacak?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI